İnsan doğası gereği daha iyisini daha fazlasını yapmak ister. Bu istekler ilerlemenin de temelidir. Aslında ince bir çizgi vardır , istek ve hırs arasında o çizgi aşıldığında artık hırsınız mantığınızın önüne geçer. Hırs başlarda masum bir motivasyon gibi görünür ama sonra mantık dışarda kalınca da başınıza kötü şeyler gelir. İşte gazeteci Murat Kemaneci’nin de hırsı mantığının önüne geçmiştir, olmayan bir haberi olmuş gibi kamuoyuna yansıtarak bir suç işlemiştir ve bunun sonucunda da tutuklanarak cezaevine gitmiştir.
Oysa ki mantık insanın pusulasıdır. Bir insanda pusula kaybolursa yön de kaybolur. İşte tam da bu yüzden kontrolsüz hırs insanı hedefe götürmek yerine uçuruma sürükler çünkü akıl devre dışı kaldığında sonuçlar hesaplanmaz sedece kazanımların peşine gidilir.
Gazeteci kendini kolluk kuvveti hakim, savcı , mülki amir zannetmeyecektir. Toplumun yararına olan haberleri yapıp eğer haberlerde suç unsuru var ise zaten savcı ve hakimler bu yüzden varlar ve gereğini yapacaklardır. Murat Kemaneci bu haberi neden yaptı kim kulağına bişey üfledi bunu bilmiyoruz ama böyle bir olaydan cezaevine gitmeside bir gazeteci için üzücü bir durumdur. Bir de haklı bir davada yargılanan bir insanın sevenleri yanında çevresinde olur ; ben Kemaneci’ye sosyal medyadan gaz verenlerin hiç birini adliye koridorlarında göremedim ve bu da vahim bir tablodur. Mesela biz gazeteciler kendisine sahip çıkamadık çünkü çıkacak bir pozisyon bırakmadı, üzüldüm mü insan olarak elbette üzüldüm ama yaptıklarını da aklıma getirdikçe haketti demekten kendimi alamadım. Kemaneci ile ilgili ilginç bir anımı da paylaşmak istiyorum. Kemaneci çok takıntılı bir meslektaşımızdı birine takıldı mı onun üstüne gitmeyi çok seviyordu. Turizm Bakanının oteli ile ilgili bir seri haber maratonu yaptı. Konu ile ilgili bana çok ilginç bir şey söyledi birgün ” Ben Turizm Bakanını yaptığım haberlerle bitireceğim” dedi. O zaman ben kendisine şu cevabı verdim ”abi sen tedavi ol” dedim. Çünkü böyle bir takıntı insan düşmanına yapmaz. Daha yazılacak çok anı var da burada noktalamak istiyorum. Sonuca gelecek olursak insanın en büyük sınavı dış dünya ile değil kendi iç dünyasıyladır. Hırsını dizginleyebilen aslında hayatını da dizginler. İnsanın hırsı mantığının önüne geçerse bunun sonucu hüsran olur. Kendisine ve sevenlerine geçmiş olsun…






