Türkiye’de son günlerde çok garip günler yaşıyoruz, bir tarafta terörist başı bebek katili Abdullah Öcalan meclise davet edilirken diğer tarafta Atatürk’ün askerleriyiz diyen teğmenler disiplin kuruluna sevk ediliyor. İzmir Efes’te 5 tane çocuk yaşları 1 ile 5arasında olan çocuklar yangında dumandan zehirlenerek ölüyor, baba cezaevinde anne hurda satıyor ve topladığı hurda paralarını almak için evden çıkmak zorunda kalan anne baraka’nın kapısını kilitlemek zorunda kalıyor ve döndüğünde çocuklarının cansız bedeni ile karşılaşıyor. İnsanlığın iflas ettiği gündü bu aslında , konu ile ilgili muhalefet partileri açıklamalarda bulundu yani her siyasetçi yine tribünlere oynadı.
İktidar’dan gelen yanıt biraz daha içimizi burktu, Ak parti grup başkan vekili hanımefendi aileye 18 kez ulaşıldığını söyledi her şeyin para olmadığını da dile getirdi. Sayın bakan 18 kez ziyaret ettiğiniz çocuklar nerede şimdi ? neymiş anne çocukları vermemiş anne vermedi ise siz çocukları neden korumadınız? çocukların ve annenin yaşamlarını neden iyileştirmediniz? Ne günler yaşıyoruz diyoruz ya birazda Milli Eğitim’e gidelim. Milli Eğitim Bakanı okulları temizletemezken Laiklikle ilgili açıklamalarda bulundu. Bizim anladığımız Laiklik ile onun anladığı Laiklik arasında çok büyük farklar varmış, bizim anladığımız laiklik de camileri kapatmak varmış; sayın bakan bu ülkede hiç bir zaman ezanlar susmaz bayraklar inmez bu söylem Türk Milleti’nin kırılış çizgisidir.
KADIN CİNAYETLERİ SON SÜRAT DEVAM EDİYOR
Ülke gündemimizi ne yazık ki kadın cinayetleri meşgul etmeye devam ediyor, çok acı ki bunun önüne de henüz geçilemedi. Cumhuriyet ile yönetilen bir ülke de halen kadınlarımıza neredeyse yaşama hakkının kalmamış olması son derece ürkütücü. Çevrem de de gördüğüm duyduğum üzere bir çok kadınımız gelinen son durumdan oldukça rahatsız. Sokağa çıkmaya işlerine gitmeye dahi korkar olduklarını dile getiriyorlar. Eş yada erkek arkadaş zorbalığının yanı sıra hızla türeyen sapkın zihniyetler kadınlarımızın korkularını destekler biçimde. Görüyorum ki Tv ekranlarında dahi yer yer kadına şiddet içeren dizi ve de filmler de tahrik unsuru oluşturmakta, anlayamadığım izlenme yada rant uğruna gencecik kızlarımızın kadınlarımızın şiddete maruz kaldığı bir çok şey ekranlara da yansıtılmakta şimdi bunun tam tersini düşünerek diziler, filmler yazılıp gösterime girse kadınlarımızın değerli incitilmeyecek anne adayları olduğu defalarca ekranlara yansıtılsa çok daha etkili olmaz mı sorarım size ?Hangi kanalı açsak kadın proğramlarında’ki bir dizi vahşet şiddet psikolojik baskının konu olarak işlenmesini görüyoruz demem o ki mutlu evlilikleri mutlu bireyleri konu alarak bir nebze de olsa ekran başındaki izleyiciye sevgi saygıyı aşılasanız ne de güzel olur düşüncesindeyim.







