31 Mart yerel seçimler yaklaştıkça partilerde ve adaylarda hareketlilikte iyice kızıştı. Adaylar artık sahada. Önümüzdeki salı günü de meclis üyelikleri listeleri İlçe Seçim Kurulu’na verilecek. Partilerde üst sıralarda yer almak isteyen meclis üyesi adaylarında sıkıntı büyük. Meclis üyeliğine müracaatlar geçmiş dönemlere oranla bu dönem biraz fazla.
Cumhur ittifakında aldığımız duyumlara göre sıkıntı büyük. Milleyetçi Hareket Partisine 2, 4 ve 7. sıra verildi. Talep çok olunca herkes ön sıralarda olmak istediğinden parti içinde bir karışıklık söz konusu. AK Parti’ye de 1,3,5 ve 6 sıra verildi. AK Parti’de de listeyi ve sıralamayı kimin yaptığı hala anlaşılmış değil. AK Parti’den listeye gireceklerle başkan adayı değil amcası Hasan Şeker’in görüştüğü iddia ediliyor. Geçenlerde bir yerde otururken Kemer’in en yaşlılılarından biriyle seçim üzerine konuştuk. Bu amca Şeker ailesine çok yakın biri. Amcanın dediğini söylüyorum, Rahman Şeker’i kastederek “çocuğu ziyan edecekler” dedi. Neden böyle düşündüğünü sordum, o da cevap olarak “çocuk aday oldu ama herşeyi Hasan Şeker ve babası yapıyor” dedi. Ben demedim amca dedi. Amcayı çok merak ederseniz söylerimde o da zaten bana söyle dedi. Ama burada adını yazmam etik olmadığı için adının bende gizli kalmasının daha uygun olacağını düşündüm.
Seçimler yaklaştıkça bazı istenmeyen şeylerde ortaya çıkabiliyor. Mesela etnik köken üzerine siyaset yapanlar var. Bu tür girişimler bugüne kadar türk siyasetine hep zarar vermiştir, bundan sonrada verecektir. Kürt, Türk, Laz, Çerkez benzetmesi bence çok yersiz ve gereksizdir. Biz hepimiz kardeşiz, 31 Mart’tan sonra hepimiz normal hayatımıza devam edeceğiz birbirimizin yüzüne bakacağız onun için daha önce de söylediğim gibi 31 Mart’ta sadece belediye başkanı ve bizi temsil eden meclis üyelerini seçeceğiz. Seçim bir kavga değil bir yarıştır. Onun için tüm siyasetçileri buradan yine sağ duyuya davet ediyorum. Bir adayın diğer adayı kötüleyerek yaptığı hiçbir siyaset başarıya ulaşmamıştır. Sadece zıt kutuplar oluşturmuştur. Bununda zararını hep görmüşüzdür.
Geçtiğimiz günler adaylarımızdan biri namı diğer klipçi, çıkıp çınarlı kavşağında birileri hakkında olur olmaz şeyler söyledi. Şimdi bu vatandaşlar kendisi hakkında dava açtı. Bakalım şimdi mahkemede klipçi kendini nasıl savunacak? “Demedim” diyemeyecek, kendisine gelip “seni biz öldürecektik bizi bunlar tuttu” diyenleri elbet mahkeme soracak. Dönemin emniyet müdürü duruşmaya çağırılacak.
Bir yerde siyasetçi ne konuştuğunu bilecek. Yani kendini izleyenler dinleyenler mutlu olsun diye diğerlerini kötülemek gerçekten siyasi ahlaka sığmamaktadır. Klipçi başka bir yerde de “Necati Topaloğlu’nun diploması yok” demiş. Adam yıllarca öğretmenlik yapmış, klipçi diyor ki bu adam diplomasız. Böyle bir siyaset olmaz.
Her aday yapacaklarını konuşmalı geçmişe takılıp kalmamalı. Bence Hasan Şeker’de geçmişe takılı kalmış. Kendi yeğeninin partisini dizayn etmekle kalmıyor başka partilerden de aday çıkarmaya çalışıyor. Hasan abi tehlikeli sularda yüzüyor.







