Ramazan ayı takvim yapraklarında bir ayın adı gibi görünsede aslında insanın kendi içine doğru çıktığı uzun bir yolculuktur. Ramazan ayı bolluk ve bereketin olduğu bir aydır. Ramazan ayında günler kısalır sofralar sadeleşir kelimeler yumuşar ve insan belki de en çok bu ayda kendi iç sesini duyar. Ramazan ayı insanların kendilerini şöyle bir tartma ayıdır. Oruç yalnız aç kalmak değildir. Oruç açlığın bir dilidir, sabrı öğretir şükrü hatırlatır insanların içindeki duyguları törpüler. Gün boyu susuz kalan dudaklar iftar vaktinde bir yudum suyun kıymetini öğrenir. Bir hurma tanesi bir tas çorba israfın değil kanaatin değer kazandığı anlardır. Ramazan ayı zamanda kalbin arınma mevsimidir, kırgınlıkların onarıldığı küslüklerin son bulduğu aydır. Büyüklerimizden öğrendiğimiz cümleleri hatırlatma zamanıdır. İhtiyaç sahibini gözetmenin paylaşmanın benden bize geçmenin adıdır. Bu ay sadaka yalnızca cebimizden değil gölümüzden de verilmelidir.

Ramazan ayı bize şunu hatırlatır: Hayat hızla tüketilecek bir yarış değil anlamla doldurulacak bir emanettir. Bu ay yalnız midemizi değil dilimizide kötü sözden gözümüzü haramdan kalbimizi kibirden uzak tutma ayıdır çünkü gerçek oruç insanın kendini terbiye edebilmesidir. Ramazan ayı biter bayram gelir fakat önemli olan Ramazan ayında bizde kalan izlerdir. Eğer Ramazan sonunda daha sabırlı daha merhametli daha bir aciz insana dönüşebildiysek işte o zaman oruç gerçekten tutulmuştur. Hilal ‘in gölgesinde başlayan bu yolculuk umarım hepimizin kalbinde bir aydınlığa dönüşür. Tüm islam aleminin mübarek Ramazan ayı hayırlara vesile olur inşallah hayırlı Ramazanlar dilerim.