Kasım ayı genelde bizim için hep hüzünlü geçer. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü her 10 Kasım da saat 9’u 5 geçe ölüm yıldönümünde anarız. Bu yüzden Kasım ayı Türkiye’de çok sert olur. Bu sene kasım ayı daha hüzünlü oluyor 20 tane askerimiz şehit oldu. Azerbaycan ‘dan havalanıp Türkiye’ye gelmek üzere yola çıkan kargo uçağımız Gürcistan’da düştü. Uçakta 20 askeri personel vardı ve maalesef hepsi şehit oldu. 20 ocağa yine ateş düştü. Türkiye’nin kalbine bıçak saplandı. Şehit olan askerlerimiz önce vatan toprağına getirildi ardından memleketlerinde toprağa verildi. 20 askerin hayalleri vardı, hepsinin ayrı öyküsü vardı ve hayaller yarım kaldı. Şehit olan tüm askerlerimize Allah’tan rahmet kederli ailelerine de başsağlığı diliyorum. 20 Vatan evladının acısını daha üzerimizden atmadan bir uçak kazası daha yaşandı. Türkiye’deki yargılara müdahale eden kahraman bir pilotumuzu daha kaybettik, Allah’tan rahmet dilemekten başka elimizden bir şey gelmiyor ” Vatan Sağ Olsun”…
İzmit’te yaşanan yangında yüreğimizi burktu , bir parfüm fabrikasında çıkan yangında 10 vatandaşımızı kaybettik çoğu çocuk yaştaydı. Maalesef Türkiye ucuz ölümler ülkesi haline geldi. Ölüm Allah’ın emri kazada olur yangında her şey olur ama tedbir almaz ve kurumlar görevini yapmazsa bizde böyle üzüldüğümüzle kalırız. Çocuk işçi ölümü bu olayla da sınırlı kalmadı ve inşaatlarda da çocuk işçilerin çalıştığı ortaya çıktı, ölenlere bakıyoruz çoğu çocuk yaşta ve okulda olmaları gerekirken maalesef çalışmak zorunda kalıyor. Biz toplum olarak şapkamızı önümüze koyup bu çocuklar neden ölüyor diye düşünmemiz gerekiyor.
Kasım ayı daha bitmeden bir olayda İstanbul ‘da yaşandı. Almanya’dan tatile gelen bir aile daha henüz belirlenemeyen bir sebeple yok oldular, önce iki çocuk öldü ardından anne baba da entübe edildi. İlk otopsi sonuçları olayın ne olduğunu henüz belirleyemediler ama bir gerçek var ortada bir aile yedikleri yemeklerden dolayı yada otelde ki ilaçlamadan hayatlarını kaybettiler. Olay çok yönlü araştırılıyor 11 kişi son alınan bilgilere göre göz altında. Dosya İstanbul cinayet büroya verildi ve olayın cinayet olduğu da açık seçik ortada. Sokak lezzetleri diye adlandırdığımız tantuni, kokoreç ten zehirlenmiş olabilecekleri kanısı varken diğer taraftan da otelde ki ilaçlamadan zehirlenmiş olabilecekleri kanısı var. Burada üstünü çizmemiz gereken şey denetimlerin tam yapılmadığı olması gerekiyor. Sokak lezzetlerinde ki denetimler sıkça yapılmalıdır. Oteller daha büyük denetimlere tabi tutulmalıdır Abant’ta ki otel yangınını da unutmamamız gerekiyor. Sağlığı tehlikeye atan hiç bir şeyde tölerans tanınmamalı eğer sağlık şartlarına elverişli değilse olay gerçekleşmeden gerekenler yapılmalıdır yetkililere duyurulur…
Köşe yazımı yazdığım bu saatlerde öğrendiğimiz üzere İstanbul’a tatile gelen aileden baba da hayatını kaybetmiş Allah rahmet etsin..







