Dünya, tarih boyunca birçok savaşa tanıklık etti. Ancak bazı savaşlar vardır ki sadece cephelerde değil, küresel dengelerde de büyük kırılmalara yol açar. Bugün Ortadoğu’da yaşanan İran–İsrail–ABD gerilimi tam da böyle bir döneme işaret ediyor.
Şubat ayının son günlerinde başlayan saldırılar, aslında yıllardır biriken gerilimin patlamasından başka bir şey değil. İran’ın nükleer programı, İsrail’in güvenlik endişeleri ve ABD’nin bölgedeki stratejik çıkarları uzun süredir çatışmanın zeminini hazırlıyordu. Nitekim İsrail ve ABD’nin İran’daki askeri hedeflere yönelik operasyonlarıyla bu gerilim sıcak savaşa dönüştü.
Ancak bu savaş yalnızca üç ülke arasında yaşanan bir askeri mücadele değil. Çünkü Ortadoğu’da atılan her kurşun, dünyanın ekonomik ve siyasi dengelerini de sarsıyor.
Bugün Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz bunun en somut örneği. Dünya petrolünün yaklaşık beşte biri bu dar geçitten taşınıyor. Çatışmalar nedeniyle petrol sevkiyatlarının aksaması, enerji fiyatlarını hızla yükseltti ve küresel ekonomide yeni bir kriz korkusunu beraberinde getirdi.
Savaşın bedelini ise her zamanki gibi sıradan insanlar ödüyor. İran’da, İsrail’de ve bölgenin farklı noktalarında siviller hayatını kaybediyor. Bir yanda bombardımanların gölgesinde yaşayan insanlar, diğer yanda ekonomik krizlerin yükünü taşıyan milyonlar…
Uluslararası toplum ise yine ikiye bölünmüş durumda. Bazı ülkeler saldırıları desteklerken bazıları ise sert şekilde karşı çıkıyor. Bu tablo, aslında dünyanın ne kadar kırılgan bir siyasi dengede durduğunu gösteriyor.
Bütün bu gelişmeler bize bir gerçeği hatırlatıyor: Savaşlar hiçbir zaman kalıcı bir çözüm üretmez. Sadece yeni düşmanlıklar, yeni yıkımlar ve yeni acılar doğurur.
Bugün Ortadoğu’da yükselen duman, yalnızca bir bölgenin değil, bütün dünyanın geleceğini tehdit ediyor. Eğer diplomasi yeniden devreye girmezse bu ateş hattı daha da genişleyebilir.
Ve o zaman kaybeden yalnızca bir ülke değil, insanlık olur.
Bütün dünya iki tane psikopat yüzünden ateş hattında, Netanyahu ve Trump dünyanın kaderi ile oynuyorlar. Amaçları ne belli bile değil. Tüm bunların gölgesinde İspanya’nın aldığı tavırda dünya basınında övgü ile karşılandı. İspanya başkanı İspanya’dan hiç bir uçağın kalkmayacağını söyleyerek savaşa karşı olanlardan büyük bir övgü aldı. Savaşın kazananı olmaz , barışın kaybedeni yoktur. Ne demiş Gazi Mustafa Kemal Paşa ” yurtta sulh , cihanda sulh”. Savaşta kaybeden de olmaz kazananda olmaz, hiç kimseye bir şey kaybettirmez. Savaşsız bir dünya hayaliyle herkese hayırlı haftalar diliyorum.






