Binlerce çocuğun öldüğü ve daha nicelerinin de ölmeye devam edeceği canlı bir soykırımına tanıklık ediyoruz. Adını Arapça kararlılık yada dayanıklılık anlamına gelen ŞÜMÜD kelimesinden alan Sumud filosu insanlık için çıktığı yolda Siyonist engeline takıldı. Dünyanın bir çok ülkesinden bir araya gelen aktivistler Gazze’ye insanlık yardımı adı altında yola çıkmışlardı. Günler süren yolculuğun sonunda Gazze ye yaklaşan aktivistler İsrail’in müdahalesine maruz kaldılar. Aktivistler’i göz altına alan İsrailli’ ler bir anda tüm dünyanın tepkisi ile karşılaştılar. Vicdanlı insanların iyi niyetle çıktıkları yol Siyonist engellere takıldı. Dünya’nın hemen hemen her yerinde bu olaya protesto gösterileri düzenlendi. İsrail tarafından göz altına alınan aktivistler ülkelerine geri gönderildiler. Biraz empati yapacak olursak açlıktan ölen insanlar ve çocuklar var ve bu çocuklara ve insanlara yardım için insanlar toplanıyor yiyecek, ilaç götürmek üzere yola çıkıyor, tek düşünceleri orda çocuklar ölmesin ve İsrail bu insanlığın önüne geçiyor ve insanların götürdüğü yardımlara el koyuyor veya engelliyor. Şimdi sormak lazım bu Soykırıma dünya devletleri neden sessiz?? Protestolara neden polis engel oluyor ? özellikle İtalya’da yaşanan protestolar halkı polis ile karşı karşıya getirdi. Bu insanlık dramına tüm devletlerin karşı gelmesi gerekirken Amerika’nın korkusundan hiç kimse ses çıkaramıyor. Amerika hariç dünyanın hemen hemen her Ülkesinde bu olayları halk protesto etti ama Müslüman ülkelerden Türkiye harici ses çıkaran yok gibi bir şey. Orada açlığa terk edilen insanlar Allah’ın yarattığı kullar.

Amerika İsrail ile son günlerde yaptığı 20 maddelik anlaşmayı Hamas kabul etti. Amerika Başkanı da İsrail’e ateşi kes ve bombalamayı durdur dedi. İnşallah Amerika da İsrail de söylediklerini yaparlar da akıtılan kan durur.

ANORMAL OLAN NE?

1 Ekim de Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni yasama yılına başlangıç yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Meclisin açılışında her zaman ki gibi konuşma yapacaktı. Cumhuriyet Halk Partisi Meclis açılışına katılmayacağını önceden kamuoyu ile paylaştı ve katılmadı. Cumhuriyet Halk Partisi demokratik hakkını kullanarak açılışı protesto etmiş olabilir bu bir siyasi partinin doğal hakkıdır. Sonra Cumhurbaşkanı konuşmasını yaptı ve yeni yasama yılı başlamış oldu. Her yıl yapıldığı gibi siyasi parti liderleri ve Milletvekilleri resepsiyona katıldı. Resepsiyonda çekilen bir fotoğraf bir anda Ülke gündemine oturdu ve fotoğraf hakkında çeşitli senaryolar üretilmeye başlandı. Fotoğraftaki isimler günlerce tv ler de konuşuldu. Konuşulan konular içinde İYİ Parti’nin de Cumhur İttifakına dahil olduğu söylendi. Bazı troll orduları hemen harekete geçti ve İyi Parti’yi karalama kampanyası başladı, ardından 6’lı masa liderleri hedef tahtasına oturtuldu. Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan ile fotoğraf vermek suç mu hayır, onunla birlikte oturmak suç mu hayır.. Sonuçta Türk Milletinin seçtiği Cumhurbaşkanı; bir fotoğrafa bu kadar anlam yüklemek Türk siyasetinin nerelere geldiğinin kanıtıdır. Sosyal medya da herkes ahkam kesiyor ve bu da çok tehlikeli bir gidişattır. Eleştiri ile hakareti birbirine karıştıran troller ülkeyi germekten başka hiç bir işe yaramıyorlar. Allah’tan Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Özgür Özel bu tür konulara sağ duyu ile yaklaşarak ortamın gerilmesine meydan vermiyor.

Son söz ; ”Nemrut ne kadar büyük ateş yakarsa yaksın karıncanın su taşıdığı taraf kazanacaktır, insanlık kazanacaktır, vicdan kazanacaktır, merhamet kazanacaktır”.