Bu haftaki köşe yazıma Eskişehirde’ki orman yangınında hayatlarını kaybeden 10 canımıza Allah’tan rahmet yakınlarına baş sağlığı , yaralılara acil şifalar dileyerek başlamak istiyorum.

Orman yangınları her sene oluyor, bir türlü bu yangınlara tedbir alamadık. Ekipman eksikliği ve personel eksikliği başlıca unsurlardır. İzmirde’ki orman yangınlarında büyük bir orman alanı kaybı yaşadık, o günlerde İzmir Valisi orman yangınlarının elektrik direklerinden kaynaklandığını söyledi. Yetkili elektrik dağıtım şirketi anında açıklama yaparak böyle bir şey yok dedi daha sonra bazı görüntüler ortaya çıktı ; elektrik direklerinden kaynaklı görüntülerdi.

Geçen sene Manavgatta ki yangınları şöyle bir hafızalarımıza getirelim. Yangını söndürecek uçaklar başka yerde de yangın olduğu için Manavgat ‘a geç geldi ve bundan dolayı Manavgat ta hasar büyüktü. Hatayda’ki orman yangınlarına müdahale her ne kadar zamanında yapılsa da hava şartları yangının büyümesine sebep oldu. Bu yazıyı yazdığım şu dakikalarda da Antalya’da dört yerde orman yangını vardı. Aksu , Manavgat, Gazipaşa ve Muratpaşa’da. Yangın söndürme uçakları hep yangın olduğu zamanlar da gündeme geliyor , yangın olmadığı zamanlar kimsenin aklına gelmiyor oysa ki yangın çıkmadan önce ekipmanlar hazır olsa belki bu kadar hasar olmayabilirdi.

Türkiye’de her felaket olduğunda mutlaka iki ye bölünüyoruz ve tartışıyoruz, yanan ormanlar bu Ülke’nin oranları ama biz her şeyi tartıştığımız için orman yangınlarında da ikiye ayrılıyoruz. Kemer bölgesinde deufak tefek yangınlar çıkıyor ama biz bu konuda kemer olarak çok daha duyarlı olduğumuza inanıyorum özellikle Akut ekibi orman yangınlarında cansiperane çalışmaktadır hepsini kutluyorum; ormancılarımızda yangın konusunda çok titiz çalışmalar yaptıklarına whatsAap gruplarından bilakis şahidim.

Halk üzerine düşen görevleri yapıyor mu? bence halk bu konuda biraz duyarsız. Valilikler ve Kaymakamlıklar açıklama yapıyor , ormana yakın yerlerde kaynak yapmayın , mangal yakmayın vs. vs. ama dinleyen var mı ? var belki ancak duyarsız da yok değil…

Bu köşe yazısını yazmadan 3 saat önce beni Kemer’de yaşayan bir abim aradı, evine her akşam kiriş dağ yolundan giden bir abimiz. Herkesin gözünden kaçan bir detayı anlattı bana. Bildiğiniz gibi kiriş dağ yolunun her iki tarafı da ormanlık, servisi arabalarının orada gölgeye park ederek sürekli burada durduklarını söyledi. Her tarafı orman olan bir yerde bir sigara izmaritinden dahi yangın çıkacağını göz önüne alırsak o araçların orada park etmemesinin altını çizdi. Benden söylemesi yetkililer bu konuda ne yapar bilemem.

Gelelim Filistin’e …

Filistin’de insanlık dramının yaşandığını defalarca köşemden ve sosyal medyamdan yazdım. İsrail soykırım yapıyor diye serzenişte bulunmuştum ama son görüntüler gerçekten insanlığın öldüğünün kanıtıdır. İsrail askerlerinin yemek dağıtılan bir alana ateş etmesi karnını doyurmak isteyen bir insanın ne kadar çile çektiğini ve bunu hayatı ile ödediğini gözler önüne sermiştir. Ne yazık ki bu insanlık dramını bütün dünya sadece seyrediyor. Eli kanlı İsrail soykırım’ı yapmaya devam ediyor. 21. yy da düşünebiliyor musunuz ?Filistin’de insanlar açlıktan ölüyor, lanet olsun böyle işe savaşında bir hukuku vardır , bu bir savaş değil resmen soykırımdır.