Türkiye siyasetinde son günlerde yaşananları anlayamıyorum. Bir yandan birileri çıkıyor toplumsal uzlaşıdan bahsediyor , terörsüz bir Türkiye hedefleniyor ama bunun yankıları kavga ile sonuçlanıyor.

Geçtiğimiz günlerde bir heyet İmralı’da yatan terörist başını ziyaret etti daha sonra bu heyet Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temsilcisi olan partilerle görüştü. İyi Parti bu heyetle görüşmek istemedi. İyi Parti lideri yaptığı açıklamalarla bir anda gündeme oturdu ardından İyi Parti liderine tehditler savruldu, önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den daha sonra Ülkü Ocakları Genel Başkanın’ dan İyi Parti liderine gelen tehditleri, İyi Parti lideri ben bunlardan korkmuyorum diye yanıtladı hatta İyi Parti lideri eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürüldüğü yerde basın toplantısı yaparak ben buradayım mesajı verdi. Bu tartışmalara Sinan Ateş’in eşi de katıldı ve ne yaparsınız? Sinan Ateş’e yaptığınızı mı yaparsınız diye bir gönderi paylaştı.

Türkiye’de bunlar yaşanırken Ana muhalefet partisi Genel Başkanı da bir sürprizim var dedi. Herkes de bu sürpriz çıkışı merak uyandırdı acaba ne diye? ardından Ana Muhalefet Partisi Özgür Özel Hükümete kırmızı kart gösterdi ve son günlerdeki tüm etkinlik ve protestolarda kırmızı kart göreceğiz çünkü hayat pahalılığı bunu işaret ediyor.

Bir tarafta Ak Parti kongre sürecine devam ediyor , Ak Parti’nin gündemi farklı onların ekonomi ile hayat pahalılığı ile bir sıkıntısı yok onların gündemi Suriye’de ki halk devrimi. Kongrelerde hayat pahalılığı ile ilgili hiç bir şey söylenmiyor, hükümet vatandaşın halinden bir haber , en son Şanlıurfa kongresinde yaşananlar İbrahim Tatlıses mikrofonu eline alıyor Cumhurbaşkanı’na Türkiye’yi bir 5 sene daha yönetmesi için söz vermesini istiyor , Cumhurbaşkanı da sen varsan ben devam ederim diyor tam bir tiyatro gerçekten ben son günlerde yaşananları anlayamıyorum , hele hele Afyon milletvekilinin bebek katili ”Öcalan” için kullandığı beyefendi kelimesi gerçekten Türk Milleti’nin içini acıtmıştır, inşallah dil sürçmesidir , diyeceğim ama o zaman aklıma bir gazetecinin dil sürçmesi ile ilgili gözaltına alınıp ev hapsi aldığı geliyor.

Ben Türkiye’de yaşananları anlayamadım anlayamıyorum da anlayan varsa da anlatsın dinlemeye hazırım.

10 Ocak bilindiği üzere çalışan gazeteciler günüdür yani naçizane bizim günümüz. Bu özel günümüzde başta Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’na , Ak parti ilçe başkanı Uğur Ozan Gazioğlu’na ve ekibine Antalya Büyükşehir kemer sorumlusu sayın İsmail Selami Minta’ya , Derya Color sahibi Hasan Çelik’e ve anlamlı hediyeleri ile ofisimize gelerek ziyarette bulunmalarından ötürü sonsuz teşekkürlerimi de buradan tekrar iletmek isterim. Ayrıca gerek mesaj gerekse arayarak yine bizlerin yanında olan kıymetli dostlarımıza da selamlarımı iletiyorum.

Özgür Basın’ın susturulamayacağı günler de buluşmak üzere.