31 Mart yerel seçimler yaklaştıkça siyasette de hareketlilik kızışmaya başladı.
AK Parti’de geçtiğimiz pazartesi günü İsmail Selami Minta istifa etti. Aynı gün Cumhur İttifakı adayı Rahman Şeker seçim koordinasyon merkezinin açılışını yaptı. Açılışa Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Tütüncü de katıldı.
Rahman Şeker hala şaşkınlığını üzerinden atamamış yani hala aday olmayı sindirememiş. Açılış gayet sönük geçti. Organizasyon çok farklı bir şey. Acemice yapılan organizasyonlar adayları dibe vurdurur. Onun için Rahman Şeker’i organizasyon konusunda uyarmak istedim. Bu işi ya doğru düzgün yapacaksın yada bilen birine emanet edeceksin. Böyle acemice işler genç bir siyasetçi için karanlığın başlangıç günleridir.
Gelelim İsmail Selami Minta’ya…
İsmail Selami Minta basın toplantısı düzenleyerek AK Parti’den istifa ettiğini duyurdu. Duygusal bir konuşma yaptı. Antalya’da bir iş adamının adayları belirlediğini söyledi. Hatta bu iş adamı Durmuş Can’ı arayarak Rahman Şeker’i aday yapalım diyerekte telkinde bulunmuş. Bu iş adamının kim olduğunu biliyoruz bir dönemler Antalyaspor’da da klüb başkanlığı yapmıştı. İsmail Selami Minta çok öfkeliydi adam haklı da. 7 yıla yakın partiye maddi manevi destek olmuş tabiri yerindeyse parti teşkilatının tüm yükünü omuzlamış. Böyle bir vefasızlığı kendisine layık görenlere kızmakta haklı.
Minta basın toplantısını ofisinde yapacaktı ama gelen kalabalığı görünce toplantıyı restorana almak zorunda kaldı. Kendisini destekleyenler ve sevenler yalnız bırakmadılar. Şimdi gözler Minta’nın kimi destekleyeceğine çevrildi.
Minta gayet net konuştu, “Kemer için kim hayırlı ise onu destekleyeceğim” dedi. “Bir daha Şeker dönemini Kemer’de görmek istemiyorum” dedi. Bunun da adresinin Topaloğlu olduğu anlaşıldı.
Önümüzdeki günler kartlar yeniden karılacak ve herkes yeni siyasi hamleler yapacak.
Gelelim klipçiye…
Geçtiğimiz gazetemizde klipçi ile ilgili yazımı yazmıştım ama yayınlanan videodan sonra bunu bir daha ele almam gerektiğini düşündüm.
Klipçi diyor ki “gerçek gazeteciler” yani onun mantığına göre onun söylediklerini yazanlar gerçek gazeteci, onu eleştirenler gerçek gazeteci değil. Yani adamın kelime hafızası bu. Onun bir zamanlar gerçek gazeteci dediği ona hep methiyeler düzdüğü adam nerde şimdi? Onun söylediklerini yazıp cezaevine giren adama şuan kim bakıyor? Klipçiye sormak lazım bu adamı bir sefer arayıp sordun mu diye.
Klipçi, gazeteciler senin kapı kulun değil, gazeteci işini yapar toplumu aydınlatır. Sadece senin söylediklerini yazarsa toplum kararır. Çünkü senin ağzından öfke fışkırıyor. “2008’de beni öldürtmek istediler” diyorsun, emniyet beni çağırdı ben olayı örtbas ettim diyorsun. Peki şimdi niye konuşuyorsun, neden biliyormusun çünkü tribünlere oynuyorsun. Ama boş tribüne.







